geniş spekturumlu sanat insanı

20/3/2006 - yaşlılar haftasıymış



arkadaşlar, bugün yaşlılar haftası kutlamalarının başlangıcıymış..Ben de tekaüt biri olarak haftamızı kutliyiim dedim ve emekli arkadaşlarıma komikçi mesajlar yazıp gönderdim..burada zikredemiycem çünkü belden aşşa vurdum birazcık da..birazdan onlardan tepki mesajları gelmeye başlar..ehi ehi çok eğleneceğim yani..Neyse efendim, bilenler bilir, bizim sülalenin kadınları 80-90 yaşında ölürler..o bakımdan ben 48 yaşımda olduğuma göre,daha yolun yarısın yeni geçmiş sayılırım..günün anlam ve önemine uygun bi kaç hacıanne anısı anlatiyim size..

HACIANNE1:

Bi tatilde her nasılsa Fatocanımla aynı anda ,belki de fatocan antalyada bendeydi hatırlayamıyorum, yaşlılık işte:)) Burdura geldik.Herkesi öptük kokladık,anneannemizin pamuk yanaklarından mis kokan teninden öpücükler aldık.birimiz sağına birimiz soluna geçtik konuşuyoruz..Fatocanım bıdır bıdır bıdır durmadan bişeyler anlatıyo gülüyoruz..annane yüzünde tebessümle birazını anlıyo birazını anlamıyo dinliyo..neyse fatoş bi ara çok konuşmaktan yorulmuş olmalı ki bir ES verdi konuşmasına..O sırada annane fatoşun yüzüne bakarak:

" accık bi laf et..!"   dedi...O anda hepimiz koptuk tabiki..

HACIANNE2:

Yine bi tatilde 9 kadın, annane, annem, ülküş, hülya, nursel, feriş, melike, fatoş, duygu(yaş sırasıyla yazdım), bir böcek=fatih... dayımın yazlıkta alt kattayız...çok mutluyuz o zamanlar..aradasırada ben teyzemle didişiyorum ama tuz biber misali..şirin günler..Akşam olmuş, anane  Duyguya seslenir;

"şavkı bi bekediveee yavrıım"...

Duygu şaşkın şavk bir nedir?beketmek nassı bi eylemdir alla allaaa, ben nerdeyim bu ihtiyar nece konuşuyo?...  oysa anane çok basit bişey istemiştir duygudan, ışığı kapatmasını..
annaneden inciler o kadar çok ik, benim çıkıp ev aramam lazım o nedenle kızlar anane yorumlarınızı yazın buraya ,anı olsun..son söz..kel biri için bana dönerek sorduğu soru: "saçları çıkcek mi?"  canım annaneciim, allah rahmet eylesin, ruhu şad, mekanı cennet olsun..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2006-03-22 12:29:00 - aplişş sen misin?

Yorum yazarı: isimsiz
pardon ilk uzun yorumu yazan kişi olarak adımı yazmadan kapamışım yorumu. sonra farkettim, ama içeriğinden, tanıyanların benim feriş fontilifiş olduğumu tahmin edeceklerini düşünüp dertm etmedim. şimdi bir isimsiz daha olmuş 2.nci yorumda. aman diyem unutmayın adlarınızı.
Kafasi hamilelikte az çalışanlar derneği başkanının yardımcısı ve dernek başkanından ısrarla günlük açmasını bekleyenincisi Feriş Fontilifiş.
Bağlantı

2006-03-21 17:26:06 - eline sağlık !bir yorum bu kadar yazılabilirdi

Yorum yazarı: isimsiz
haydi kızlar piisii başına..bu yorumun üzerine annane hakkında yeni yazılar gelsin..süpper olmuş...
Bağlantı

2006-03-21 12:39:17 - annaneciğim...

Yorum yazarı: isimsiz
Ölümünden bu yana epeydir görmüyordum seni. geçen gece girdin rüyama, öptüm o yumuşak yanaklarından... özlemişim. Yaş itibariyle annemlerin emekli hayatı yaşamaları pek çok zamanda kesiştirmişti yollarımızı. Hatırladığım en küçük zamanım, bizimkilerin hacıya gidişi nedeniyle anneannemle birlikte Ankara'ya ablamın yanına gitmiştik. ilkokul 3.ncü sınıfın bir kısmını orada misafir öğrenci olarak okumuştum. Sonra yine aynı sınıfın son dönemlerine rastladı kocacığının, H.İ.Kayışlı dedemin vefatı. O zaman da Burdur'da buluştu yollarımız bu kez. yine ben burdurda bir ilkokula misafir öğrenci olarak verildim. (3.ncü sınıfım bir kabustur benim için. bir kısmında da kendi okulum ist, pilot cengiz topelde idim çünkü.)

Neyse, sonra ilkokul 5 den itibaren Burdur'lu olduk. (bizimkilerin de benim okuluma hiç saygısı yokmuş canım. insan bir yıl daha bekler taşınmak için, pes) ve özellikle ortaokul yıllarımda anneanneciğimle altlı-üstlü oturuyor olmamız, Zeliha ablamın da bir altta oturuyor olması, aranın buluşma noktası olması, annemlerin istanbul-ankara diğer kardeş seyahatlerinde okulumu benim anneannaciğimle kalmam pek çok anıyı da birlikte getirdi.

Öyle bilgili ve öngörülü idi ki... misal bana kısa bir süre sonra adet görmeye başlayacağımı ve nasıl bişey olduğunu, korkmamamı söyledi, 2 gün sonra da dediği oldu ve ben onun sayesinde nedir şimdi bu olmadım.

Yetenekli idi çok...Böreklerinin, el açması tatlılarının ve yaptığı ev ekmeklerinin tadını unutmak mümkün değil. Elma şekeri yapardı özenerek hatta.

Espri anlayışı da süperdi... bir keresinde televizyonda ayı'lı belgesel film gibi birşey izlemiştik. ayı'nın adı Ben'di. O günden sonra bir süre, kapısını çaldığımda kim o diye sorar, ben, derim, o da kapıyı açıp, buyur ormanlardaki ayı Ben diye beni içeri alırdı.

Anneannemi, fener alaylarını seyrettiğim o şirin oturma odasını, sabahları kahvaltıda maşanın üzerinde peynir pişirdiği, odun sobasının olduğu yatak odasını, kedilerini, ablamın kedisine sağır olduğu için eskiden köylerindeki sağır adamın adı olan ARİF adını takmasını, tek başına kalmaktan korkusundan yazdığı senaryoları, bir ekmek almak için bile alışverişe/bakkala/pazara hiç gitmeden terki diyar etmiş bir hanımefendi oluşunu.... ÖZLEDİĞİMİ FARKETTİM....
Huzur içinde yat canım annaneciğim....
Bağlantı

Hakkımda

sanatçı,öğretmen,evhanımı,anne,dadı,tasarımcı,tamirci,dost ve arkadaş,hasher ve daha nicesi....

Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS
  • eceşekeri
  • cankızım
  • candamat
  • sedacım
  • metocum
  • bacakcım
  • sefkili grubum
  • ha bi lokum

    Arkadaşlarım

  • sedaa
  • emekliisi

    Reklam

  • Kayıt: - Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa